TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Ancak İtia denilen köyde yığınak yapmışlar, barikat kurmuşlar, biraz tedbirsizce yakalandık ama tez anda toparlanıp hadlerini bildirdik. Elma Dağı’na kadar elimizde sayılır. Sadece Kayseriya, Çal burnundaki Manastır ile ikisi arasındaki bir hisar kaldı. Manastır, artık dinî merkez olmaktan çıkmış, Urum kalesi olmuş. Rahipler ve keşişler terk edip Kaysariya kilisesine sığınmışlar. Daha doğrusu silahlı Urumlar buna zorlamışlar. Şimdi bizim için Manastır’a silahla girmek vacip oldu. Hatta Manastır ötesinde bir Kafali diye eski yerleşim yeri varmış oradaki yıkıklıklar arasına da Urum sergerdeleri yerleştirmiş, Kaysariya tekfuru. Daha ötede bizimkilerin Ak Kale dedikleri bir yerde de bir takım Urum askeri varmış. Kafali önündeki vadi içlerinde hâlen iki Urum köyü ve bir de keşişlik merkezi varmış.

-Osman Baba, o Urum köylerinden birisini bilirim. Kızılca Delü ile Kaysariya’yı kuşattığımızda o köy bize arkadan saldırmak için harekete geçmişti. Çamlık’ta şaşırtma saldırısı ile Tepelice önündeki vadide kurt kapanına alarak hesaplarını görmüştüm.

-Hüsameddin Bey’in Zıpır kovalaması sırasında kurtulan Urum askerleri kaçarak Kaysariya tekfuruna sığınmışlar. Buralardaki Urum savaşçıları Khonas’tan takviye olarak gelenler. Hatta Leodikyalılar da varmış.

-Desene biz Hüsameddin Bey’imizin kılıç artıklarını temizleyeceğiz.

-Öyle ama, şakaya gelir yeri yok. İşi ciddi tutmak zorundayız.

-Evet öyle görünüyor ki sizin ve benim bölgem neredeyse Hüsameddin Bey’in fetih bölgesi kadar zorlu...

Fetih mıntıkaları komşu olan beyler de aldıkları istihbarat bilgilerini birlikte değerlendirdiler. Birbirlerinden irtibatı kesmemek üzere anlaştılar, karşılıklı haberciler tesis ettiler. Toy tam anlamıyla komuta merkezindeki taktik ve strateji uygulama toplantısına döndü.

Toy sona erdiğinde akşam karanlığı çökmek üzereydi. Beyler birbiri ile iyi dileklerde bulundu ve helalleşerek ayrıldılar, alplarının yanına döndüler. Ordudaki alplar da toydan nasiplendikleri için mutluluk yüzlerinden okunuyor, sefer için sabırsızlanıyorlardı. Sabah erkenden hareket edilerek Kazanas vadisi (= Yeşil Sahra > Karaağaç ovası) gün doğusundaki vadilerden itibaren günbatısı dağlara kadar bir tarak gibi elden geçirilip fethedilecekti. Bu iş yapılırken Osman Baba’nın uyarısı hiçbir zaman hatıran çıkarılmayacaktı:

-”Gazamız, insana kıyma değil; insan kazanma hareketidir. Fethin, amacı gönüller fethidir. Silahla karşılık vermeyen kimseye kılıç çalınmaya...”

Karahüyük söğütlüğündeki düşman

KÖPEK BELİ geçilerek değirmenlere gelince Osman Baba, kocaman ovayı bir süre gözden geçirdi. Hangi obaların hangi vadi veya yamaçlara yerleştirileceğini, ovaya yerleştirileceklerin nerelere ve sınırlarının nerede biteceğini beyninde şöyle bir canlandırdı. Az sonra silkinip adeta uyandı. Şimdi hayal kurma zamanı değildi. Az sonra ne ile karşılaşacağını bilmiyordu. Bir müddet alpları ile yol aldı; gelen bir ulak obaların sorunsuzca Köpek Beli’nin dar vadisini geçmeye başladığını, nöbetçilerin yerlerinde olduğunu, hiçbir olumsuzluk bulunmadığını bildirdi.

-Obaların tümü geçtiği bilgisini de bekliyorum.

Ulak:

-Baş üstüne, diyerek hemen geri döndü ve uzaklaştı.

Devam edecek..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.