TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Yaman bir çatışma başladı ama Urum askerlerinin kurtuluşu yoktu. Komuta bağlantısı kalmamış, herkes kendi canını kurtarmanın derdine düşmüştü. İkindi üzeri savaş bitti. 

Yatgağan Osman Baba, yaralı ve şehit olanları tespit ettirirken bir grup alpı köye gönderdi. Az sonra haber geldi ki köy boşaltılmış, sadece askerler yerleştirilmiş. Bu durumda köyde yağma mümkün değildi. Ancak alınan esirler ve onlara ait savaş araç ve gereçleri, atları toplandı. Akşama doğru Semerkandi Baba’dan Kaysariya’nın fethinin tamamlandığı, savaş töresinin yerine getirildiği bildirildi. Gelen ulağa Semerkandi Baba’nın Kaysariya’da kalmasını ve Beyazıt Han’a verilen görevi tamam etmesini buyurdu. Yani obaların yerleştirilmesi işlerini yürütmesini istedi.

Her iki savaş bölgesinden elde edilen ganimetlerden düşen hisse ile esirler Sultan’a ulaştırılmak üzere yola çıkarıldı.

Fethedilen köy yakınındaki üç ayrı düzlükte ordugâh kuruldu. Birlikte yemekler yenildi. Akşam ve yatsı cem edildi. Geceyi dinlenerek geçirmek üzere alplar çadırlarına çekildiler. Yatgağan Osman Baba alpbaşlarını toplantıya çağırdı. Günün değerlendirilmesi yapıldı. 

Beyazıt Han’ın şehadeti alpbaşlarını üzmekle birlikte Kaysariya’nın fethi biraz olsun içlerini rahatlattı. Artık kendi fetih alanlarının sağında hiçbir tehdit kalmamıştı. Bunlar dile getirildi. Yatgağan Osman Baba:

-Öyle görünüyor ama yine de çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bakarsınız biz yukarıdaki hisar ve kaleleri fethe giriştiğimizde arkadan bir saldırının olmayacağı garantisini veremem. Bu yüzden gittiğiniz yol kadar arkada bıraktığınız yerleri de dikkate almak zorundasınız. Aldığım habere göre Kaysariya tekfuru yine kaçmış. Adamların çatışmaktan ziyade kaçmak gibi bir takım kurnazlıkları var. Köpek Beli’nde serf kıyafetine bürünerek kaçmışlar. Bu sefer bilmem ne tür hileye başvurdular? Aman dileyen her Urum’dan, hatta bizim kıyafetimize bile bürünebilecekleri için herkesten şüphe etmeniz kaçınılmaz oldu. Yarınki hareketimizi sabah kararlaştırmak durumundayız. Nöbetçileri sıklaştırınız. Ve kim olursa olsun sorgulaması yapılsın, ona göre davranılsın. Zorda kalırsanız bir üste hatta bana kadar getirebilirsiniz. Bu topraklara yerleşeceğimize, obalarımızı yerleştireceğimize göre en küçük bir pürüz bırakmamak niyetindeyim. Sorusu olan varsa buyursun.

Alplardan günün yorgunluğu yüzünden pek ses çıkmadı. Bir iki iyi dilek sözünden başka konuşan kimse çıkmayınca:

-Hepinize iyi geceler, sabaha dinç ve diri olarak kalkmanız dileğiyle...

Alplar dağıldı. Çadırlarına çekildi.

Tekfur kadın kılığına girerse

DOLUNAY yükselmiş; tepelerin, ağaçların ve diğer küçük boylu ağaççıkların, çalıların gölgeleri küçülmüş; buna rağmen hemen her şey gündüz gözüne yakın görülebilir olmuştu. Aşağılardan vadi içinden bir takım atlıların ordugâha doğru geldiği nöbetçiler tarafından fark edildi. Hemen çavuşlara haber verilip gerekli tedbir alındı. Gelenlerin önü on kadar alpla çevrildi. Oldukları yerde durmaları ve kendilerini tanıtmaları istendi. Öndeki attan inip acele acele:

-Osman Baba’yı görmem gerekir?

-Kimsiniz?

-Obabaşı ananın yardımcısıyım. Obabaşı ana tarafından gönderildim. Alpkız Bengü Aydanaru...

-Niçin görüş?

Devam edecek..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Covid-19 döneminde Söke belediyesi hizmetlerinden memnuniyet düzeyiniz nedir.