TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

-Beyim, ay ışığının en parlak olduğu gecenin bundan biraz öncesinde, nöbet değişimi yapmış çadırımıza dönüyordum. İleriden bir takım karaltıların yaklaşmakta olduğunu gördüm. Hemen nöbetçi alpkızlardan on kadarını alıp geldikleri taraftaki yük hayvanlarını siper alarak gizlendik. Hayvanların arasından geçerken şu en sondaki kadın bir şeyler söyledi. Hızla çadırlarımıza doğru ilerlemeye başladılar. Hemen üzerlerine atılıp kamalarımızı gırtlaklarına dayadık. İşin vahametini anlayınca hareketsiz kaldılar. Diğer kızlar yük hayvanlarındaki ipleri çözerek bunları bağladık, buraya getirdik. Yalnız bu sondakinin konuşması tuhaftı, yani kadın sesi değildi. Üzerlerinde bulduğumuz şeylerden anladık ki çadırlarımızı ateşe vereceklermiş.

-Kutlarım sizi. Bu yakaladıklarınız zaten kadın değil. Şu sondaki Kaysariya Tekfuru... Hep böyle kıyafet değiştirerek savaş alanını terk eder.

-Ben de öyle sezmiştim. Ama düşman düşmandır...

-Obalar, güvendedir inşallah.

-Şimdilik güvende... Neler olacağını bilemeyiz.

-Birkaç gün daha sabrediniz. Nöbetleri iyi düzenleyiniz. Yakında sizleri otlaklarınıza yerleştireceğimi umut ediyorum, Allah’ın izniyle. Dönebilirsiniz, yoldaş alp ister misiniz? Herhangi bir tehlikeye karşı?

-Biz başımızın çaresine bakarız Bey’im... Sizin için duacıyız.

Alpkızbaşı çıkarken birden hatırlamış olarak geri döndü:

-Beyim unutuyordum...

-Neyi?

-İki müjde... İlki Sultan Baykara Abdi Beyimiz sağlığına kavuştu. Çayırda at koşturup savaş talimleri yapar. Kolunu biraz çevikleştimek ve kuvvetlendirmek için uğraşır.

-Güzel... İkincisi?

-Birkaç gün önce Toturgalu Şahin Bey’in obalarına yeni bir oba katılmış. Bey Şehiri taraflarından gelirmiş. Obayla birlikte sizin evdeşiniz Esenbike Elif’le kızınız Zeynep Ayçakız da gelmişler. Şahin Bey’in alpkızları eşliğinde gelip bizi buldular. Kendilerine yeni bir çadır düzdük. Sağlıkları yerindedir. Gelirken görmedim. Selamlarını getiremedim.

-Çok teşekkür ederim. Selamlarımı ve sevgilerimi iletiniz. Gözümde tütüyorlardı. Az kaldı. Yerleşince bir arada olacağız. Alplar da evlerine evdeşlerine dönecekler, hasretler bitecek inşallah.

Yatgağan Osman Baba’nın gözleri buğulandı, hasretliğin verdiği duygularla boğazı düğümlendi....

Yata yata fetih mi olur?

ERKENDEN uyanan alplar temizliklerini yapıp seher vakti namaza durdular. Öbek öbek cemaatler oluşturuldu. Kimileri yalnız başına kıldı. Çünkü topluca namaz kılınacak bir düzlük yoktu. Yatgağan Osman Baba da namazını niyazını otağında eda etti. Her zamanki gibi duası, giriştiği fetihlerde insan kaybının az olması yolundaydı. O, düşman tarafında oluşan ölümlere de acırdı. Cengâverlik gerekli idi, ancak Frenk şövalyeleri gibi savaşı bir meslek ve meşrep edinenlerden olmamak kaydıyla... Savaş usullerinin hepsini bilmek gerek, bu tür insan kasaplarına karşı durabilmek için... Bu yüzden düşmanın savaşmadan cizye vererek teslim olmasını ilk planda tutardı. Ama kendi halkına bile kıyan bir yönetimin, askerî anlayışın karşısında yapılacak başka bir şey kalmıyordu. Bugün kim bilir ne tür oyunlarla, dolaplarla karşılaşacaklardı... Her ne olursa olsun hayırla son bulsun, dileğiyle elini yüzüne urup seccadeden doğruldu, kapıya yöneldi.

Aş çadırı kandillerle aydınlatılmış, aşçılar hızlı bir şekilde çalışmaya koyulmuşlardı.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?