TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Otağın etrafında birkaç kez dolandıktan sonra gün doğusundaki tepeye doğru tırmandı. Ay dolanmış Ak Kesmelerle Boz Yar arasındaki ağaçların üzerinden aşmış ordugâhı karanlıkta bırakmıştı. Karşıda güneşin henüz görünmeyen ışıklarının ufakta oluşturduğu aydınlık kara lekeler gibi görünen çamların aralarından geçerek gözüne kadar ulaştı. Bu çamların hemen alt tarafındaki çalılıkların arasından bir takım hareketler fark etti. Dikkatlice baktı. Bir boğuşma fark etti. Hızla geri döndü, nöbetçilerden beş altı tanesini oraya yönlendirdikten sonra teyakkuz emrini verdi.

İlk önce bütün nöbetçiler ordugâh çevresinde yerlerini aldılar. Çavuşlar takımlarını topladılar. Atlılar, atlarını hazır eylediler. Bey’in gösterdiği yana doğru harekete geçtiler. Gözcülerle önce göndermiş olduğu nöbetçiler bir keşişi yakalamışlar. Bey’in önüne getirip diz çöktürdüler. Altı nöbetçinin altısı da oklarını keşişe yöneltmiş bekliyorlardı.

Yagağan Osman Baba, alplara:

-”Rahat olun, bir kişiymiş... Aşanabilirsiniz... Haydi sofraya...” dedi.

Tercüman aracılığıyla keşişin ifadesi alındı. Keşiş önceleri doğruyu söylemeye yanaşmadı, buradan geçip gitmekte olduğunu ifade etti. Fakat nöbetçilerin üzerinde buldukları bir büyükçe kesede ince bulgur iriliğinde siyah toz mevcuttu. Bunun ne işe yaradığı, neden bunu taşıdığı sorulunca biraz ıkır cıkır etti. Ama omuzlarından tutan parmaklar omuz kemiklerini çatırdatmaya başlayınca doğruyu yumurtladı.

Anlaşıldı ki, bu keşiş Karaca Ay Gaziler Ocağı dağlarını ateşe verenlerden biriymiş. Bu tozu ordugâhın etrafındaki ormanlık ve çalılıklara döküp ateşe verecekmiş.

-Seninle birlikte Karaca Ay dağlarını yakan diğer on bir keşiş nerede şimdi?

Keşiş bu sorulara da kaçamak cevaplar vermeye durduğunda omuzlarını tutan eller yine kemiklerini çıtırdatmaya başlayınca ötmeyi yeğledi:

-Sekizinin Kaysariya yolundaki manastırda, üç tanesinin de Ak Kesme Hisarı’nda olduğunu, kendisinin de oradan geldiğini, hisardaki Urum komutanın gönderdiğini söyledi.

Yatgağan Osman Baba, keşişin de esirler çadırına atılmasını ve sağ ayağından bir karış uzun, diz altına gelecek şekilde dizi boyunca bir sırığa bağlanmasını böylece kaçmasının değil, kaçmaya yeltenmesinin bile mümkün olmamasını sağlamalarını istedi. Keşiş tomruklandı, esir çadırına atıldı.

Çavuştan keşişin torbasını getirtti. Yere bir avuç döktürdü. Üzerine tutuşmuş kav attırdı. Daha kav kara toza değer değmez bir alev ve patlama oldu. Yatgağan Osman Baba, çavuşa seslenerek,

-Keşişten, bu tozun adını ve nerede bulunduğunu veya nasıl yapıldığını öğrenmeye çalış.

-Buyruk beyimindir!..

Aş çadırına geçti, çavuşların ve alpların arasına karıştı. Kendi aşını kendisi aldı, çadırda boş bulduğu bir yere çöktü. Yatgağan Osman Baba alplarına bir ibadet ederken, bir de yemek yerken astlık üstlük meselesinin gündeme getirmemelerini tembih etmişti. Bu iki yerde herkes boş bulduğu yere geçebilmelidir. Besmele ile başladığı yemeğini yanındaki alplarla sohbet ederek yedi. Yemek bitiminde Allah’a hamt ve şükürlerle dualarda bulundu, yenilen aşlardan alplarına güç ve kuvvet ihsan buyurmasını Allah’tan niyaz ederek ellerini yüzüne çalıp kalktı. Yemek kabını da öteki çadıra bıraktı ve oradaki kaplardaki suyla elini ağzını temizledi, otağa yöneldi.

Alpbaşlarını otağ önünde hazır buldu. Bugün yapılacak olan cengin ayrıntılarını bekliyorlardı. Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?