TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Geri çekilen bu obalardan yükselen vaveylayı ve taht kavgası yüzünden Türkmen’i görmezden gelenlere edilen bedduaları bir işitseydiniz, insanlığınızdan utanırdınız. Bu yüzden ben alplarımın bir tekini zayi etmeden obalarına, evlerine evdeşlerine teslim etmek niyetindeyim. Alplarım sabırsızlanıyorlar, hepsi de cidale katılıp kılıç çalmak niyetindeler. Onların bu kahramanlıklarından gurur duyuyorum, ama bu yiğitlerden birinin kaybı ne ile karşılanır veya ne ile ölçülür? Ben bunun vebali ile yanıp tutuşuyor ve fethimi yavaş yavaş kayıpsız bir şekilde tamamlamak istiyorum. Nöbetçilerim, gözcülerim ve izcilerim çok dikkatliler ve yaman kişiler. Sayelerinde uçan kuştan haberim oluyor. Düşmanın, elebaşlarının nerelere kaçtığını, nerelerde saklandığını çok öncelerden öğreniyorum.

Düşmandan söz açmışken... Onlar birkaç sermayedar ile bir o kadar eli mızraklı sergerdeden ibaret. Asıl mesele halkı onlardan tecrit edebilmekte. Halk vergi vermekten bıkmış, bıkmış da değil verecek şeyi kalmamış; kurtuluşu kazanamadığı toprağını, bağını bahçesini, iş yerini üzerinden atmakta bulmuş. Dunatoy dedikleri ağalar türemiş. Mallarını neredeyse bedelsiz terk etmişler onlara... Bu kez vergiden kurtulalım derken bu ağalara maraba durmuşlar... Onlar penepes diyorlar. Vergi memurları, artık kapılarını aşındırmaz olmuş ama bu kez de ağanın kâhyaları çıkmış elleri sopalı... Ağaların tarlalarında, bahçelerinde, iş yerlerinde ölesiye bedelsiz çalışmaya başlamışlar; verilen bir tas yağsız, tatsız tuzsuz çorba... Ben, Türkmen’in huzuru, rahatı kadar bunların da karınlarının doymasını, özgür yaşamalarını istiyorum. Bahçedeki ahlat ağacı gibi toprağa bağlı insan değil...

Yatağan Baba, günlerdir içinde biriktirdiği sıkıntılarını dökecek bir dost bulmanın rahatlığı içinde kelimeleri art arda sıralamıştı. Sanki ezberlenmiş bir manzume gibi takılmadan, tökezlemeden bir çırpıda söyleyip atmıştı. Yüzünden gönlünden geçenleri açığa vurmuş olmanın verdiği huzur serpiliyordu.

Neden sonra asıl konuya gelebildi:

-Senin için nasıl uygunsa, nasıl rahat edebiliyorsanız öyle kabul ederim sizi. Sultan’ın bir emaneti olarak yanımda bulunmandan büyük huzur ve mutluluk duyacağıma emin olabilirsiniz.

-Nasıl isterseniz... Bir şeyi merak ediyorum. Köpek Beli’nde çatışmaya girmezden evvel sizin unvanınız Yatgağuñ Osman idi. Şimdi “Yatağan Baba” olmuş. Öyle çağrılıyorsunuz.

-Öyle oldu... Bunlar obalarımız halkının ve alplarımızın uygun gördüğü adlar. Onlar nasıl uygun gördü ise kabulüm.

-Özel tören yapmadınız ya...

-Yok, hayır; uzaktan uzaktan duyuyorum.

-...

-Obalarımız kadınlarından, eşlerinin sağ olduğunu öğrendikçe demin söylediğim gibi alpların sağlığını, bir babanın evlatlarını düşünmesine temsil edip beni baba olarak adlandırmaya başladılar. Sonra şu sultanın gece nöbetçisi demek olan “yatgak”tan üretilen “Yatgağuñ” kelimesini söylemekte zorlanan obalarımız önce “yatgağan” demeye başladı, sonra da aradaki “gayın”ı atıp “yatağan” yaptılar. Öbür yandan, kılıç çekip cidale katılmak isteyen fakat benim temkinli hareketimin sebebini anlamayan alplar çadırlarda yatmaktan usandılar bu “Yatgağuñ” kelimesinden oba kadın ve çocuklarının dilinde gelişen “yatağan” sözünü benim otağda yata yata fetih yaptığım anlamına aldılar ve olduk bittik “Yatağan Baba”...

-Hoş bir isim, ve unvan... Ben de böyle diyebilir miyim?

-Neden olmasın, ben size “Sultanım” diyeyim, siz de bana “Yatağan Baba”...

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?