TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Yatağan Baba, kapıdaki sakçıya seslendi, içeri giren alpa:

-Sultan Baykara Abdi Gazi Bey’imizin otağı hazır mıdır? Öğreniver yiğidim.

Sakçı “Buyruğunuz, Bey’im!” sözüyle boyun kırıp dışarı fırladı. Az sonra çadırcıbaşı, izin isteyip içeri girdi. Diz vurup selam verdi:

-Sultanımız Baykara Abdi Bey’imizin otağının hazır olup olmadığını buyurmuşsunuz Bey’im... Otağ ve nöbetçileri hazırdır.

-Akşam aşında buluşuruz Sultanım, iyi dinlenmeler.

-Teşekkür ederim... Size de...

Barutun gücü

ALPLAR, aşevinde yemeklerini yiyip bitirmişlerdi. Otağlarından çıkan Sultan Baykara Abdi Gazi Bey ile Yatağan Baba da aşlarını yemek üzere aşevi çadırına yöneldiler. Alpbaşları kendilerini ayakta karşıladılar; yemeğe henüz oturmamışlardı. Selamlar alınıp verildikten sonra Bey, hepsine afiyetler dileyip oturmalarını işaret etti. Sunulan yemekler yendi bitirildi. İnce sesli hafız alplardan birisi kısa aşır okuduktan sonra hep beraber duaya el açıldı, Fatiha’dan sonra eller yüzlere çalındı. Sofralar ortalıktan hemen kaldırıldı. Osman Bey ve Sultan başköşeye çekildiler. Bey, alpbaşlarının merakına biraz da heyecan katmak için lafı ağırdan aldı. Nereden başlayacağını bilemiyor bir havada etrafını süzdü; çadırın aydınlığına, tütünlüğe  baktı... Nihayet yüzünü alplara çevirdi, her birini tek tek süzdü; ne düşündüklerini anlarmışçasına konuşmaya başladı:

-Alplarım, alpbaşlarım, yoldaşlarım, yiğitlerim, cengâverlerim; benim en kıymetli taşlardan, madenlerden daha değerli cevherlerim, evlatlarım.

Köpek Beli ve Pazar Han söğütlüğündeki cidalden bu yana niçin o günlerdeki cengâverliği bırakıp sakin ve hantal bir fetih hareketine yöneldiğimi merak ettiğinizi çok iyi anlıyorum. O gün karşımızda silahlanmış ve bize karşı savaşmak isteyen bir düşman gücü vardı. Onlara karşı vuruşmak, savaşın gereklerindendi. Ama şu birkaç gündür yaptığımız fetih işleri öyle değildir. Hepsi savaşmayı göze almak değil, savaşacak kudrette insan olmayan şu hisardaki gibi amelmandalara silah çalmak bizim yiğitliğimize reva mıdır? Asıl savaşçıları, komutanları, elebaşları bunları yalnız başlarına bırakıp gözden kayboluyorlar. Bu yüzden, buradaki zavallıların da bizler gibi birer insan olduğunu, çoğunun ağaların elinde maraba, hatta maraba da değil toprağa bağlı bir ahlat ağacı gibi gayrimenkul birer mal olduklarını biliyor musunuz? Bunlara kılıç çalmak, yay çekmek sizlerin alplığına, bizlerin beyliğine yakışır mı? Dinimiz, inancımız bunu kabul eder mi?

Bu sözlerimi sakın ha yakınma olarak almayınız. Durumu izah etmek için biraz söz etmek lüzumunu duydum.

Yiğitlerim, alplarım artık sizin bildiğiniz savaşlardaki erlik, mertlik tarihe karışır gibi olmaya başladı. Geçenlerde söylemiştim. Ordugâhta bir gün daha oturup kalmamız, bizim hepimizi helak olmaktan kurtardı. Hem de iki defa. Birincisi ilk gün gözcülerimizin fark edip de yakaladığı keşiş ordugâhımızın çevresine barut denilen şu patlayıcı ve yanıcı maddeyi döküp tutuşturarak hepimizi alevlere teslim etmek niyetindeydi. İkincisi, biz eğer günbatısındaki büyük tepeyi aşarak arkadaki binalara fetih amacıyla saldırsaydık, uzaktan tutuşturarak bizi gördüğünüz bu hisar gibi uçuracaklar ve yakacaklardı. Allah’ın sevgili kuluymuşuz ki, fetihlerde kılıç çalmadığımız yaşlı, kadın, çocuk ve din adamlarına silahla karşılık durmadıkları sürece dokunmadığımız, merhamet gösterdiğimiz için biz de Allah’ın merhametiyle bu söylediğim felaketlerden âri kaldık.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?