HAFTANIN YORUMU : YENİ YILLA GELEN YENİLİKLER

Her yıl sonuna doğru vatandaşı heyecanlandıran bir tek yenilik vardır, eğer ona yenilik denirse tabi, zamlar: Memur ve emekli maaşları, işçilerin ücretleri bakalım ne kadar olacak? İkinci merak konusu ise, gıda, temizlik, giyim, elektrik, doğalgaz ve diğer ısınma araçları ve bunlara gelecek olan zamlar. Bu yıl, bu zamlar, işçi, memur ve emekliye verilen zamlardan önce geldi. Dolayısıyla vatandaş sevinemedi, çünkü önce gelen zamlar gıda ve temizlikle ilgili en az üç dört kat idi. Bu zamlar vatandaşı ezdi. Serbest piyasanın bu acımasızlığına devlet adamlarımız müdahale ediyor. Bu duruma özellikle zincir marketler korona virüs salgınını bahane yapmışlardır. Bazıları hâlâ zamlı satışlarına devam etmektedir. Devlet stokçuların peşinde olduğunu söylüyor, inşallah ıhtırılır da vatandaş biraz olsun rahat eder. Yani, görünen ve bilinen o ki, vatandaş yeni yıla sevinçle giremedi. Tabi, istisnalar müstesna! Yeni yılın giriş saatini, silâh atarak kutlayanlara da ne demeli bilmem. Bunun manasını da anlamak pek mümkün değil. Neyse, pandemi sıkıntımız devam ediyor, varyantların biri bitmeden ikincisi geliyor. Tabi bu arada 5. aşıya hazırlananlar ve 3-4 aşıyı olup da hastalığa yakalananlar da var. Bu illet nasıl bir musibettir ki, güya kökünün grip olduğu söyleniyor, iki yıldır peşimizi bırakmıyor. Durmadan değiştirdiği varyantlarla pek gidecek gibi de görünmüyor ve bir türlü ilacı da bulunmuyor. Öyle ki insanlığın ekseni kaydı ve bazılarının sabrı taştı. Tedbirler, kısıtlamalar biraz gevşetiliyor, illet hemen tur atlıyor. İnsanda gayri ihtiyari soruyor: Hani o çok gelişmiş! Şimdi bile birbirlerini nükleer silahlarla tehdit eden devletler neredesiniz? Bir virüsün hakkından gelemiyorsunuz, ama palavra atmaktan sağa-sola meydan okumaktan da vazgeçmiyorsunuz. Yoksa siz insan öldürmeye mi kodlandınız ki başka bir şey düşünemiyorsunuz?

TRAFİK KAZALARI DOLANDIRICILIK VE UYUŞTURUCU

İnsan bir şey yaparken onun gerekliliğine, önemine ve amacına inanarak yapar veya yapması icap eder. Boş, abesle iştigal denen bir meşguliyeti olmaz ve olmamalıdır. Bir de, insanın yaptıklarının özünde bir yararlılık iman bilinci vardır. İnsana verilen akıl ve irade, kendisine ve insanlara yararlı olsun yararlı işler yapsın diyedir. Şimdi bu gerçeklerin ışığında insan yine başıboş bırakılmamış, kendisi gibi insanlarla birlikte yaşaması ve bu yaşamda bir takım kurallara da uyması istenmiştir. Yani insan her hâlükârda kurallı yaşamak zorundadır. Evinde, sokakta, çarşıda, işyerinde ve insanlarla ilişkilerinde uyması gereken kurallar vardır. Ama bizim insanımız nedense bu kurallara uymakta gereken dikkati ve özeni göstermekte gevşek davranıyor ve cezasını da kendisiyle beraber başkaları da çekiyor. Bu nedenle bakıyoruz bizim ülkemizde trafik kazası çok oluyor. Dolandırıcılık çok oluyor ve uyuşturucuyla ilgili olaylar çok oluyor. Oysa bu hususta hassasiyeti en çok olan biz İslam âlemi olmalıyız. Her gün medyada bu olaylar azalmadan devam ediyor. Hele o hırsızlık olayları, ne saldırganca ve canice yapılıyor.Şimdi bunları gördükçe ve medyadan seyrettikçe aklıma geliyor, biz de bu sosyal bilimlerle ilgili fakülteler ve yüksekokullar ne diye ve ne güne varlar. Çünkü bu çarpıklıklar, sapıklıklar ve olumsuzluklar, elbette insanların yetişme tarzında bir takım eksiklikler ve yanlış yönlendirmelerden oluyor. Bunların sebepleri, ayrıntıları, okullarda ders müktesebatının içine dahil edilir ve araştırılıp incelenmesine de gidilebilir? İlim ve bilim yapmanın amacı bu değil midir? Hayata mâl olmayacak olan bilginin ezberlenmesinin ne manası var ki, hamallıktan başka? Hani bir söz vardır, bazı meselelerin sırrı ayrıntıda gizlidir derler. Rahatsızlığın kaynağına inmek için gereken yapılmalıdır.

SÖKE’DEN VE YÖREDEN BAZI GELİŞMELER

Ülkemizde bitkisel yönde bazı ürünler üretimi azalırken bazılarının da arttığı görülmektedir. Meselâ, yöremizde tahıl yönüyle, arpa, yulaf ve çavdar ekildiğine rastlamaz olduk. Keza bakliyat cinsinden de fasulye, nohut ve mısır da ekilmiyor. Bizim çocukluğumuz bunların içinde geçti, rahmetli anam bana sen mısır soyumunda doğdun demişti. Diğer taraftan sebze ve meyve üretimi artmış, bu güzel bir şey. Ama ifade ettiklerimin ekilmemesi de ciddi bir eksikliktir. Ovamızın dağ eteğine yakın yerleri bakliyata uygun arazilerdir. Doğru dürüst verim alınamadığı halde pamuk ekilmektedir. Neyse, Söke’de bu yıl yılbaşı durgun ve şatafatsızdı. Katlamalı zamlardan bir de Koronadan olsa gerektir diyor vatandaş. Bu arada, Söke Çayı üzerine yapılan yaya köprüler faaliyete geçti. Ayrıca, Sarıçay Barajı da yükselişe geçip istikbale doğru yürüyor. Daha önce de birkaç sefer değinmiştik, vatandaş yaya geçitleri olarak belirlenen yerlere neden çizgiler çekilmiyor diye soruyor! Okulların önlerine çekiliyor ne güzel, vatandaşın geçecek olduğu yollar neden ihmal ediliyor? Bu arada, gelir-giderlerini açıklayan Söke Belediyesi, Ağaçlı yolunda çevre düzenlemesi yapıyormuş, kolay gelsin ve hayırlı olsun diyoruz. Söke Çayı kenarlarıyla ilgili düzenlemeye ait ne düşünüyorlar herhangi bir hareket yok, vatandaş merakla bekliyor. Nasıl bir peyzaj plan ve proje hazırlığı içindeler, böyle bir çalışmaları var mı bilmiyoruz. DSİ’nin Söke Çayı ile ilgili çalışmaları bitti, bundan ötesi artık belediyeye kalıyor. Ama nedense belediyeden ses seda çıkmıyor, sürpriz mi yapacak dersiniz? Neyse, bu hafta da bu kadar herkese esenlikler ve sağlıklı uzun ömürler dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?