TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

Beşparmak dağının koşutunda yukarılara doğru seferine devam etmektedir. Girdiğimiz çatışmalarda oldukça çok zayiat verdik. Bu yüzden der ki “Fethime devam edebilmem için şu German şövalyelerinin muhafazası için alp ayırmak istemiyorum. Bütün varlığımla ilerlemeyi düşünüyorum. Uygunsa bu adamları size gönderebilir miyim?”

Yatağan Baba, bir süre düşündü. Pınarın oluğundan önündeki küçük havuzcuğa akan suyu ve havuzcukta meydana gelen gittikçe genişleyerek kıyılara kadar ulaşan dalgalara takıldı gözleri, oluktan su aktığı müddetçe dalgalar hiç kesintiye uğramadan ardı ardına koşturuyordu. Hep kıyıya, güya sınıra, uçlara varanlar kırılıyor, yerini yenileri alıyor, onlar da tıpkı Türkmenler gibi kırılıyordu. Bu dalgınlıktan kendini kurtarıp ulağa şöyle dedi:

-Hüsameddin Bey’e selamımı iletiniz. Gazasının mübarek ve daim olmasını dilerim. Bizim için girdiği sıkıntıdan dolayı özür dilerim. Bizim işimiz kolaylaştı sayılır. German tutukluları gönderebilir.

Sonra tekrar havuzcuktaki halkaları, Urum ellerine, uçlara gelen ve geldikçe kırılan Türkmen temsiliyle izlemeye devam etti.

Ulaklar, “Buyruğunuz baş üstüne Bey’im!” diyerek ayrıldılar.

Söğüt gölgesi Bey’e hoşluk verdi diye düşündü alplar. Oysa Yatağan Baba, ta baştan beri alplarından ve obasından bir tek kişiye bile halel gelmesin diye neler çekmişti. Dalgaları izlerken “Alplarım ve obalarım bu dalgaların akıbetine uğramadılar şükür, bundan sonra da uğramamaları için her türlü yorgunluğa razıyım.” “Yorgunluk” sözü zihninde takılı kaldı. Evet yorulmuştu. Artık yer yurt edinip dinlenmeli değil miydi? “Biraz daha gayret, Osman... Biraz daha dayan... Allah sabredenlerle beraberdir.” diye mırıltı hâlinde söylendi. Kimse ne dediğini anlamadı bile...

Yangın vadisi: Karaçay

ORDU, artçıları ile birlikte Yayla’dan Tersa Çayırı’na, oradan da Kara Doruğ’a tırmandı. Yatağan Baba, işte o an ciğerinden vurulmuşa döndü. Yanmış vadileri, tepeleri, düz alanları görünce gözlerinden yaşlar peş peşe yuvarlandı. Bütün alpları bir hüzün kapladı. Yüzlerce obanın yerleşip hayvanına bakabileceği güzelim yeşillikler simsiyah birer hayalet hâlinde karşılarında duruyordu. Genzi kavurup insanı bunaltan yanık kokusu henüz yangın alanını terk etmemiş, rüzgârın önünden koşarak burunlara doluyor, gözleri kavuruyordu. Acı is, ciğerleri de yakmaya başlamıştı.

Yatağan Baba, atını tepelerin ardından, yangın alanını görmemek için olmalı Söğütlü Yayla’ya çevirdi. Çok geçmeden yirmi otuz kadar kaynak pınarın suladığı çayırlığın başına vardılar. Ordugâh kurulmasını buyurdu. Burada, Hüsameddin Bey’in göndereceği tutuklu German şövalyelerini beklemeyi düşündü. Ne yapmalıydı, bu itleri domuz gibi bu yangın yerine sürüp gebertmeli mi? Bu onlar için kurtuluş olur. Daha başka ne yapabilir? Zihni, beyni hep bununla meşgul... Eziyet etmeyi, zulüm ve baskıyı hiç hazzetmezdi. Hazzetmediği şeyi kendisi nasıl uygulayabilirdi? Çıkar yol da bulamıyordu.

Gözcüler, Yayla taraflarından atlıların gelmekte olduğunu haber verdiler. Yaklaştıklarında kim olduklarını öğrenip bildirmelerini isteyerek çavuşu geri gönderdi.

Çok geçmeden gelenlerin Sultan Baykara Abdi Gezi bey ve alpları olduğu bilgisi geldi. Öğle sonuna doğru gelebildiler. Aynı düzlüğe kondular. Beylerin otağları yan yana kuruldu. Yatağan Baba, Sultan’ı atından inmeden karşıladı. Kendisini karşılamaya gelen Yatağan Baba’ya hürmeten Sultan da hemen atından atladı. Birlikte kucaklaştılar, sarmaştılar.

-Gazanız mübarek olsun, kutlarım Sultan’ım... Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?