TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Dün’den devam

O da anası Aysuna kadar sevecen ve düşkündü. Anlatıldığına göre sadece kendileri için değil, kendisi gibi binlerce kızların, erkeklerin babalarıyla da yer yurt bulmak için bu ovalarda, yaylalarda, dağlarda at koşturmuş. Yavaş yavaş, babanın ailedeki yerini anlamaya başlamıştı.

Diğer obalarla birlikte Yatağan Baba’nın obası da, ailesi de göç hazırlığını tamamladıkları gün yükler, atlara ve katırlara yüklenmiş, buraya gelirkenki gibi annesinin bindiği atın terkisinde yola çıkmışlardı. Babası önde bir atın üzerinde gidiyordu. Babasını bu hâliyle görmek ona çocukça bir gurur ve sevinç veriyordu. Arada sağa sola eğilerek babasına bakmaya çalışıyordu. Hele babasının atının dizginini çevirip de geriden gelen obabaşlarına talimatlar verişini görünce babası gözünde daha da büyüdü. Nihayet obalar yerleşecekleri yerlere dağıtıla dağıtıla kendileri yamaçlardan dolaşarak, tepelerden aşarak geniş bir düzlüğün ortasındaki koca çınarın dibine gelip atlardan indiler. Arkadan gelenler de... Yükler çözüldü. Kısa zamanda Yatağan Baba’nın otağı ve hemen yirmi kadar çadır uygun biçimde kuruldu. Kendileri için babasının otağının çok ötesinde bir çadır kuruldu. Daha çadırlar kurulur kurulmaz, önce çocuklar buluştu, sonra eksiklerini tamamlamak için kadınlar birbirlerine gelip gitmeye başladılar. On gün kadar önce burada sadece alpların buyruk alıp verme sesleri ile atların kişneme ve tepinme seslerinden başka bir ses duyulmamışken şimdi neşe kaynağı olan çocuk ve insan sesleri ile dolmuştu. Çobanlar sürüleri getirdiklerinde bunlara koyun kuzu melemeleri ile çoban köpeklerinin havlamaları da katılınca daha canlı bir yer olacak. O zaman gerçek bir yurt olduğu anlaşılacak.

Onlar bu göç ve obaları yerleştirme işi ile meşgulken Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in Ulu Su vadisini fethe çıktığı haberi geldi. Kendilerine herhangi bir talep ulaşmadığı için işlerine baktılar. Sultan’ın bir bildiği vardır, diye düşündüler.

Yaktığınız vadiyiı yeniden yeşertin

YATAĞAN BABA, Kefe’deki otağında Karaçay vadisinin yeniden yeşertilmesi işini nasıl becerebileceğinin hesaplarını yapmakla meşguldü. Her ne kadar obaları yerleştirmiş ise de hâlen bu işin sağlıklı bir şekilde yapılamadığını düşünüyor, ufak tefek şikayetleri bile değerlendirerek herkesin mutlu olacağı bir düzenlemeye ihtiyaç duyuyordu. Eğer şu vadi yangın yeri olmasaydı bu kadar sorun çıkmayacaktı. Şimdiye kadar aştığı engelleri ve hallettiği sorunları düşününce bunların da pekâlâ Yüce Yaradan’ın izni ve yardımı ile üstesinden gelecekti.

Daha burayı yakan on beş German şövalyesi ve on iki Urum keşişi tutsak çadırlarında hapisti. Alplarbaşı ile Sultan Baykara Abdi Beylere haber saldı. Çok geçmeden her ikisi de otağın kapısından selam verip girdiler, kendilerine yer gösterip birer post üzerine bağdaş kurup oturdular. Yatağan Baba:

-Sizlerle biraz hem sohbet etmek hem de fikir alışverişinde bulunmak istedim.

-Buyurun Bey’im...

-Elimizden geldiğince, aklımızın erdiğince...

-Konu şöyle: Birincisi, bu yangıncı tutsaklara ne ceza uygulamak gerekecek, diğeri de yangın yerleri nasıl yeşillendirilecek? Tutsaklar için töreyi uygulamak kolay. Ama ağaçlandırma işinden anlamam. Bunu danışacaktım...

Sultan Baykara Abdi Bey:

-Ben de bu konuda bilgi sahibi değilim.

Alplarbaşı:

-Bey’im, alplar içinde bu konuda bilgisi olan var mı bir araştıralım. Belki diğer obalarda da vardır. Onlara da danışalım.

Devam edecek...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yaşar Çağbayır - Mesaj Gönder

# ceza

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?