Nüktedan : Kur'an'da Hz. Adem'in Tanımı

Sevgili dostlar, biz Yüce Mevlâ’mızın sevdiği kullarıyız, bu sevgiyi Allah’a itaatsizlikle boşa çıkarmayalım. Daha çok hakkını vermek için çalışalım. Bu bizim Allah’ın indinde değerimizi arttırır, Allah’ın lûtfu inayetine mazhar eder ve vaat ettiği ödüllere ulaştırır. O’ndan bir öcü gibi korkmak değil, O’nun bir rahmet, merhamet, şefkat, sevgi, muhabbet ve gafuru rahim olduğunun iman bilincine bizi ulaştırır. Bunu böyle bilip inanmak ve O’na bütün benliğimizle iltica edip sığınmak bize ebedi hayat mutluluğunu yaşatır. Çünkü O, bütün iyiliklerin, güzelliklerin, sevginin, huzurun, refahın, hazzın, zevkin ve mutluluğun kaynağıdır. Bunların hepsini ve daha fazlasını O vermiş, vermektedir ve daha da vaadi var verecektir. Bu nedenle hamd O’na, şükür O’na, ibadet O’na, itaat O’na, eğilmek O’na, secde O’na, kulluk O’na, ubudiyet O’na, kayıtsız, şartsız teslimiyet O’nadır. Bu nedenle yardımı O’ndan dileriz, günahlarımızdan dolayı bağışlanmamızı O’ndan isteriz, dosdoğru yolunda sabit kılmasını ve bu yolda kendilerini nimetlendirdiklerinin içine bizleri de katmasını O’ndan talep ederiz. Dalâlete, sapıklığa düşmekten O’na sığınırız. O, bizim Halîkımız, Rabbimiz, Mevlâmız ve yüce Allah’ımızdır. Biz bütün bunları, daha fazlasını ve bilmeye çalıştıklarımızın hepsini O’nun Kitabı Mübini Kur’an-ı Keriminden öğrendik ve öğrenmeye çalışıyoruz. Çünkü O, Kur’an-ın da Enam suresi 38. Ayetinde şöyle buyuruyor: “Bu kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmış değiliz. Sonra Rablerinin huzurunda bir araya getirileceklerdir.” O zaman, takıldığımız herhangi bir konuda Kur’an-a bakacağız. Meselâ Hz. Âdem’le ilgili, yaradılışı, Halife kılınışı ve Peygamberliği nasıl olmuştur, Kur’an’dan takip edip öğreneceğiz. Karbon testiymiş, şablon mestiymiş, kafadan estiymiş, dini es geçtiymiş, dinde ezberciymiş ve hariçten gazelciymiş!.. Hepsi bir kenara, nakilde kes-yapıştır yapana ve hurafeye avuç açıp şeytana kanana bakmayacağız. Gerçeği kâinatın Halikı ve sahibinin kitabı Kur’an’dan arayacağız.

Aziz dostlar, Yüce Allah insanı topraktan yarattığını Kur’an-ın da söylüyor ve onu en güzel bir kıvama getirmek için toprağı farklı aşamalarından geçiriyor ve adını Beşer koyuyor ve ona ruh üflüyor. Yani ruh insana değil, beşere üfleniyor. Bu yaratıkların kan dökücü ve fesat çıkarıcı bir toplum oldukları ifade ediliyor. Rabbimiz bunların içinden bir âdemi (adamı) yeryüzüne halife atıyor. Ama önce onu bir takım özelliklerle donatıyor, meleklere tanıtıyor, eşiyle birlikte cennetvari bir bahçeye koyuyor. Bahçenin bir noktası yasaklı, geri kalan her yer serbest, yiyin, için, gezin dolaşın yalnız o noktaya yaklaşmayın deniyor. Yani, Allah’ın helâl dairesi çok geniş, yasaklar ise çok az ve sayılı miktardadır deniyor. Ancak, yasaklı noktaya girince Rabbimiz onları o bahçenin dışına çıkartıp, halifelik görevine başlatıyor. Dolayısıyla Âdemi toplumunun başına gönderdiği kılavuzu ve rehberiyle Risalet görevi verip Peygamber yapıyor. Kur’an böyle diyor, ama Tevrat’tan ve Hz. Rasulden alınıp Kur’an’a dayandırılan rivayetler var onlar böyle demiyor. Güya, Hz. Âdem tek kişi topraktan yaratılıyor, cennete konuyor, orada Âdemin eğe kemiğinden Havva anamız yaratılıyor. Sonra, âdemle havvadan çaprazlama doğan kız-oğlanlar çocuklar karşılıklı evlendiriliyorlar ve onlardan insanlık çoğalıyor, ona da enses evlilikler deniyor. Bu uyduruk efsaneleri bizim âlim ve ulema dediğimiz tefsirciler, mealciler çoğunlukla bunları tefsir ve meallerine aynen kaydediyorlar. Konuyu Kur’andan araştırmaya çalışmıyorlar. Oysa, bu safsataları ve hurafeleri Kur’an gayet açık bir şekilde reddediyor ve gerçeğini birçok surede bildiriyor.

Değerli dostlar, Yüce Allah Kur’an-ı Mübininde Ali-İmran suresi 59. ayette şöyle buyuruyor: “İsa’nın durumu, âdemin durumu gibidir. Yani, İsa’nın yaratılışı âdemin yaratılışının tıpkısının aynisidir. İkisi de bir anadan yaratılmıştır, ikisinin de anası vardır. Çünkü, yaratılış anayla başlamıştır, anayla devam ediyor ve anayla devam edecektir. Çocuk ana rahminde oluşur, anada iki tür kromozomun ikisi de vardır,  yani hem kadın x ve hem de erkek y kromozomu. Ama, babada-erkekte sadece y erkek kromozomu vardır.  Bu nedenle, kadın erkeksiz de çocuk doğurabilir, erkeğin ise böyle bir şansı yoktur. Hz. İsa işte öyle babasız bir kadın tarafından dünyaya gelmiştir. Hz. Âdem’de aynen Hz. İsa gibi bir anadan doğmuştur. Kur’an da Hz. Âdem kıssası yedi surede bazı farklı nüanslarla geçiyor. Bunu geniş detaylarıyla öğrenmek isteyen, araştırır, inceler ve işin aslını, doğrusunu Kur’an’dan öğrenir. Seküler tarihçiden veya seküler bilimselciden öğrenmek isterse onun bileceği bir şeydir. Bu bir tercih meselesidir, İlk canlı ve ilk insan nasıl oluştu bu konuda Rabbimiz Kur’an da Ankebut suresi 20. ayette şöyle buyuruyor: “De ki yeryüzünde dolaşınız ve bakınız ki Allah yaratmaya nasıl başlamıştır?” Mevlâmız Kur’an-ın da bu konuya, lafzı ayetiyle, yeryüzündeki kevni ayetlerine işaret ediyor. Yaratılışın nasıl başladığını dünyadaki yaratıkları hedef göstererek onlardan öğrenin diyor. Araştırıp, keşiflerde bulunarak, üzerlerinde çalışarak, düşünerek yaratılanları inceleyin diyor. Rabbimiz yol gösteriyor, alan belirliyor ve aklınızı çalıştırıp, yaratılışın nasıl başladığını, ne gibi aşamalardan geçtiğini bizzat görerek, iman bilinciyle idrak sevincine ulaşabilirsin diyor. Bu duygu ve düşüncelerle hoşça ve dostça kalınız. LEBİD

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nüktedan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?