Tefekkür : Efsanevi Enteresanlıklar Yumağı

Dünya insanlık âlemini inancıyla ve inancına âlet ettiği politikasıyla etkileyen ve bir takım piyonlarını öne sürüp esas amacını gölgeleyen Yahudilik nasıl bir zihniyettir? İnancını kimseyle paylaşmayan, dinini, devletiyle özdeşleyen, istediği milleti fitnelemeyle ateşleyen, sonra hiçbir şey yapmamış gibi neşeyle yaşayan bu millet neden bu  kadar rahat? Birçok efsaneye bağlı sistemlerle yönetilen ve yaşayan Yahudiler, Ortadoğu’nun kabadayılığını neye dayanarak sürdürüyor? İncil’e inanışın eksenini kaydıran, Hıristiyanlık diye bir din oluşturan. Honak diye İdris Nebiyi Hermetiyle buluşturan, Hızır’ı ölümsüz kılıp insanların içinde dolaştıran, bu masonik inancı sessizce Müslümanlara da bulaştıran ve İsa dahil bunları göklerde konuşlandıran Yahudiler ne enteresan dahiler! Bunlar dini ayinlerini yıldızlarla ilgili bazı özellikler uydurarak yaparlarmış. Yusuf Suresi bu efsanelere Yahudilerce sır oluyormuş. Bu muhteşem sureyi bizim ulemamızı da etkileyip boşuna bir aşk hikayesine çevirmemişler. Kudüs’ün kutsiyetini dünyaya lanse ederken, Müslümanları da destekçi yapıp kutsatmışlar. Allah’ın huzurundan kovulan melek Lucıfer (İblis) Yahudilerin yeniden dirilişlerini ayarlayıp Kudüs’ü bunlar için dünyanın merkezi yapacakmış. Bu enteresanlıklara gülüyorsunuz değil mi? Gülün ama hatırlayın, Çanakkale kara savaşına Yahudi’nin 70 kişilik bir Katır bölüğü ile İngiliz kuzenlerinin yanında boşuna katılmadılar ve bunu da unutmayın! Ayrıca şunu da öğrenin, Yahudilerle din adına kültür de ortak yönümüz çok. Birçok müfessirlerimiz bu alanda bizi kaynaştırmak için masa başında çok çalışmışlar çok!

Biliyorsunuz, Karl Marks’ın Das Kapitali’nin teorik halini Lenin Rusya’da pratiğe dönüştürdü, 70 yıl zar zor yaşadı. Sosyalizmin ekonomik nüvesi olan “Artık değer” tutmadı, kapitalizmin aç gözlülüğü ise, artık değeri de yuttu, ama oda açlıktan ölenlerle, obeziteden ölenleri eşitlemeye çalışmaktan başka şeye yaramadı ve en vahşi günlerini yaşıyor. Kur’an’dan kopan İslâm âlemi ise, infaktan uzaklaşırken, servetin-zenginliğin belirli kişiler arasında dolaşımını engelleyici bir sistem kuramama acizliği içinde, iki arada bir derede kaldı. Bütün bu enteresanlıklar gariptir, Müslüman’ın aklını başına da getirmedi “Uyan ey gözlerim gafletten uyan” şarkısının müziği olan hüzzam makamı sarhoşluğu içinde, özüne dönmekten bî haber yaşamaya devam ediyor. İlim, din, dil ve tarih doğudan dünyaya yayılmıştır. Bunlarla yoğrulmuş medeniyetlerin beşiği ve harman yeri doğudur. Ama, enteresandır doğudan asırlar var ki, insanlığı kurtaracak bir doğum olmamıştır. Çünkü, doğu Kur’an’dan kopmuş, bilimden uzaklaşmış, tasavvufun hayâl âleminde dolaşmış durmuş. Kesbi ilim ilim değil insanı yücelten, Vehbi ilimdir. Oda Kur’an-ın batının da gizlidir, onu elde etmek için tarikate gireceksin, aklı terk edip, tasavvufun sevgi ve aşk deryasına dalacaksın ve kendini Hakk’ta bulacak ve terki de terk edeceksin deyip Müslüman oyalandı. Asırlardır bu yapıldı da ne oldu? Def’in ve kudümün eşliğinde okunan kasidelerle bir süre kendinden geçme uyuşukluğu yaşamaktan başka ne verdi insana? İlham ilim değildir, bilim de değildir, ancak bunlara teşvik olabilir. Kalp, ruhun merkezi olduğu için, tasavvufun ilgi alanını teşkil etmiş. Kalp, yüreğe yakındır, fakat yürekten başka bir şeydir! Ya gönül, o nasıl bir şeydir? Şeylerle çıkılan yola, hangi şeyde duracağını gösteren bir kılavuzun, nasıl bir şey olacağını kim tarif edecek? Yüce Allah Kur’an-ı Mübinin de ne diyor? Onların Kalpleri yok mu, onunla akletmezler! Kalp insan ruhu, daha doğrusu ruhun bedendeki adıdır demişler. Sahi-gerçekten doğru mu demişler? Bütün bu enteresanlıkların İslâm âlemini çıkardığı noktayı, insanlığın içinde Müslümanların hâli-pür melâlini görmekten memnun olan kimlerdir Allah aşkına!..Bir Evet, bir tarafta bu içinden çıkılamayan enteresanlıklarla kendi aralarında hercü-merc anlaşmazlıkları yaşayan Müslümanlar. Diğer tarafta iki yüz yıldır Avrupa’da yükselen medeniyette teknoloji zirve yaptı. Dünyanın en gelişmiş insanları Avrupalılar oldu! 2OO milyondan fazla insanı öldürdüler, tabiata verdikleri zarar ölçülebilecek gibi değil. Hâlen bu zalimliklerine ve acımasızlıklarına devam ediyorlar. İşte Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş. Dilleri aynı, dinleri aynı, kültürleri aynı, neyi bölüşemiyorlar, neden anlaşamıyorlar? Bu nasıl bir gelişmişlik ve bunlar nasıl en medeni insanlar oluyorlar?  Uyan, ey ehli iman uyan-uyan! Seni bu gafletten kurtaracak olan. İnsanlığın tek kılavuzu KUR’AN.  Gerisi hepsi yalandır-yalan.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?