Haftanın Yorumu : Pahalılık ve Karaborsa Sıkıntısı

İnsan hayatının sağlıklı ve dengeli sürmesi için bir takım temel kriterlerin olması ve bunların dengeli ve sağlıklı bir şekilde uygulanmasıdır. Örneğin, gıda ve temizlik maddeleri, ilâç ve enerji, sıkıntıya mahal vermeyecek şekilde olup ihtiyacı karşılamalıdır. Bunların birinde meydana gelecek bir sorun, bütün topluma sirayet eder, duruma göre huzursuzluk verir. Nitekim zamanımızda bunların bazılarıyla sorun yaşıyoruz. Bu hengamede birde sınır komşumuz iki devlet arasında başlayan savaş, işin tuzu, biberi oldu. Dünya insanlık âlemini sallayan Korona virüs bir takım dengeleri sarsarken, ifade ettiğimiz temel ihtiyaçlar açısından da krizler baş gösterdi. Birçok devlet ekonomik durumuna göre sıkıntı çekmektedir. Dolayısıyla bu durum bütün dünyayı etkisi altına aldı, bilemiyoruz dünya birilerinin art niyet hesaplarıyla kıskaca mı alındı! Kartelleşen para babaları suni gündemlerle insanların huzurunu kaçırıp, servetlerini katlamakla mı meşguller? Böyle bir kazancın mutluluğu yaşanır mı, bu nasıl bir haz verir insana? Bunu düşünmek bile, insanlığını yitirmemiş azıcık bir vicdan olan biri için bile bir züldür. Böyle bir ortamda, insanın geleceğini karartmaya yönelik söz etmek “Yazın da ucuzluk beklemeyin” ifadesi, ne hazin bir hatırlatmadır. Oysa, her yeni gün bir ümittir, gün ola harman ola, hikmetimden sual olunmaz çareler var dertlere derman ola. Hiç bir gün kararıp kalmaz, her karanlık gecenin muhakkak bir nurlu sabahı vardır. Hiçbir haksızlığın ebediyen payidar olduğu görülmemiştir. İnşallah bu da geçecektir, ama sebep olanlar ve sebep olanlara gereken dersi vermeyenler elbette onlarda unutulmayacaktır.                               

 BAHARIN BEREKETİ YAZIN BOL NİMETİ ÖNÜMÜZDE                 

Madde ve mana alanında, doğal ve sanal yaşamda hareketlilik start aldı. Tarım sektörü, Söke Tarım Fuarıyla zirai alanda hizmete yönelik çalışmasını imkânlarıyla sergiledi. Çiftçiye ovaya inmekte gerekli ekipmanlarını ihtiyaca cevap verecek teknik seviyede arz ettiğini gösterdi, artık imkan sahipleri devletin de desteğiyle faaliyete geçme zamanıdır. Çiftlerin başlamasıyla, buharlaşan toprak kokusunu, kucağında mutlu ve huzurlu olduğu ana kokusuna eşitleme duygusunun yaşandığı günler geldi sayılır.            

Bu kışın sert geçmesi dolayısıyla sebze ve yemek yapılan bazı ot türü bitkiler soğuktan canlanıp gelişemedi. Çağla badem bile tezgahlarda daha yeni yerini alabildi. Çünkü, son günlerde havaların ısınmaya başlamasıyla tabiatta gelişme hızlandı. Eskilerin tabiriyle hüdâi nabitten hardal, ebe gümeci, turp otu, arap saçı, sarmaşık ve şevketi bostan gibi bazıları gelişip serpilmeye başladı. Evet, sağlıklı beslenmekte bunların da ayrı bir yeri vardır. Yani et yemenin yanında ot yemekte gerekiyor. Gerçi, ete ulaşmak bu günlerde fakir-fukara için pek kolay değil. Resmiyette, stok ve fahiş fiyat kontrol ve denetimi sürüyor, amma velâkin nedense vatandaşı rahatlatacak olumlu yansımalar olmuyor. Ramazan ayı girerken çarşıda, pazarda bir hareketlilik oldu, fiyatlarda biraz olsun düşmeye yönelik değil de aksine artış oldu. Ama mübarek Ramazan bereketliliği piyasaya bir canlanma getiriyor. Ancak, Allah’ın izniyle bu yıl bahar ve yaz benim düşünceme ve inancıma göre bereketli geçecek. Covid-19 inşallah ayaklarını sallıyor ve gidici gibi, birde şu Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı durur ve barış sağlanırsa, insanların bu günleri bile unutacağını düşünüyorum.  İnşallah umduğumuza ulaşırız.                                                           

SÖKE TEMELLİ UNUTULMUŞLUĞA UĞRADI                      

Şu son günlerde Söke Belediyesi temelli uykuya mı yattı bilmiyorum. Cadde ve sokaklar kontrolsüz, yaya kaldırımlar da yürümek imkânsız, temizlik hak getire, şehrin ortasından geçen çay pislik akıyor, bakan eden yok. Büyükşehir geldi içme suyu şebekesiyle ilgili yolları kazdı, gelişi-güzel örttü gitti. Geçen hafta durakta dolmuş beklerken Çeltikçi Mahallesi Mehmetçik Caddesinde bir tanker caddeyi suluyordu, iki sefer geldi-gitti. İfade ettiğim gibi cadde onarıma muhtaç, ama toz kalkmasın vatandaş muzdarip olmasın diye sulanıyor. İyi, güzelde; malûm hâli kamuflaj etmekle vaziyet kurtarılabiliyor mu? Çöp konteynırlarına bakmaya insanın yüreği dayanmıyor, midesi bulanıyor. Yaya yolları işgal eden arabalar yetmiyormuş gibi, bir de dükkan sahiplerinin eşyaları yolda ve dostlarıyla yol üstüne sandalyelerini çekip oturup çay sohbeti yapmalarını belediye zabıtaları ne zaman görecekler? Neyse, müzminleşmiş sorunlar üzerinden yıllardır uyarılar yapıyor ve çözümler üretiyoruz, ama kaba tabirle ifade edelim tınlayan yok. Gözler yumulmuş, kulaklar tıkanmış, ne söylesem boş hikâyesi sürüp giderken 31 Mart Perşembe günü gazeteniz YeniSöke’de manşetten bir haber vardı dikkat çeken “İlk kez bir mahallenin sorunları görüşüldü.” Alt başlıklar şöyle idi: “Kaymakam Güney: Hayretler içindeyim. İstasyon Caddesinde nasıl doğalgaz olmaz?” Muhtar Galip Hanaylı: Kaymakamlık önündeki havuzlar 8 yıldır çalışmıyor. Sokaklarımızın durumu çok kötü. Parklarımız bakımsız. Saliha Ondört: Yenikent Mahallesi’nden, Söke Çayı’na foseptik (lağım suyu akıyor.) Bunları ayrıca bir de izaha gerek var mı? Sanmıyorum. Ne demişler: Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz! Sayın Kılıçtaroğlu iktidara gelmekten bahsediyor, bu icraatlarla mı? Belediye Başkanlarımız CHP’li de!.. Hoşça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?