Tefekkür : Özeleştiri Bilinç Yenilemektir

Övgüyü seven insan, yergiyi de sevebilir mi?  İltifattan hoşlanan, muhalefete itibar eder mi? Hele ki, tenkit ve eleştiri bu tür insanları zıvanadan çıkarmaz mı? Şirazesi dağılmış, sayfaları birbirine karışmış bir kitabı okuyan ne okuduğunu bilir mi? Bildiğini bir temele oturtamayan, bildiğinin ne olduğunu ve hangi işe yaradığını bilmeyen demektir. Biz çok insanlara üsturuplu konuşmasından dolayı bilgili insan gözüyle bakıyoruz. Akıcı konuşması, etkileyici bir üslûp kullanması, şiirimsi bir ifadeyle hitabetini süslemişse çok hoşumuza gider mest oluruz. O inceliğe, zerafete ve kibarlığa karşılık kişiye saygı gösterir ve ona aman efendimlerle hürmette kusur etmeyiz. O kişide bu temennalar, izzet ve ikramlar karşısında elbette sessiz kalamaz, bil mukabele teveccühlerle, mütevazilik örneği göstermeye çalışır. Toplumda düzenlenen merasimlerde bu tür tavrı hareketleri çok görüyoruz. Ama, bu alışılmış göstermelik iltifatların genellikle samimi olmadığını da biliyoruz. Lâkin, yine de bu davranışları terk etmiyoruz. Bu karşılama, pehpehleme ve dudulamalara, yani övgü ve methü-senalara kendisini kaptıranlar da var. Hatta zamanımızda bu mutlak gerekli bir kural hâline geldi. Yapılmayan yerde önemli bir eksiklik olarak kabul edilmektedir. Oysa, sahibini iyi eden iyilik ihsandır, ihlâstan doğar ve aracı kabul etmez. Çünkü bu bir ariyet değil, ayniyettir. Bunu da ancak özeleştiri yapabilen fark eder.

Özeleştiri nedir? Bilinç yenilemektir. İnsan, bildikleri, öğrendikleri ve inandıkları üzerinde düşünmeli, kontrol etmeli, akli bir tefekkürle bilincini ve inancını parlatmalıdır. Bu nokta üzerinde kendini sorgulamalı, yeni bilgilere açık ve inancı güçlendirmeye yönelik geleceğe yürümelidir. İnsan monotonlaşmamalı ve geçmişe takılıp kalmamalıdır. İmtihan dünyasında olduğunu unutmamalı, yeni değişim, oluşum, gelişim ve dönüşümleri iyi ve doğru takip etmeli, yaşamını yanlışlar, eksikler ve hatalar üzerine kurmamalı ve yanıldı ise eğer yanılgısını sürdürmemelidir. Bir de olmakla, görünmenin farklı şeyler olduğunu mutlaka bilmelidir. Çünkü, olmak mü’min, görünmek münafıklıktır. Hz. Ömer ne güzel söylemiş, *Siz insanların namazına bakmayın, para ile ilişkisine bakın!* Bütün bunların ana sebebi nedir? Bu soruya birçok cevaplar verilebilir, bir kısmı da doğru kabul edilebilir. İnsanların çoğunun dikkatinden kaçan çok önemli bir nokta var. Bu nokta inanmışları veya şöyle diyelim *İman etmiş olanları* daha çok alâkadar eden. Oda şudur: Yüce Allah, insanlığı dikkate almış ona Kur’an kitabını göndermiş. İnsanlar, Allah’ı dikkate alıp O’nun gönderdiği kitabı okuyup O’nu dikkate almıyorlar. Çünkü, insanlığın maddi açıdan gelişmişliğine bakın! Allah’ı dikkate alarak gelişmemiştir. Evet, Allah’sız bir medeniyet yaşıyoruz.   

     Evet, hiç uzağa gitmeden kendimize bakıp ve arada bir özeleştiri yapıp, bilincimizi yenilediğimiz oluyor mu? Olmuyor diyenleri bir kenara koyup, oluyor diyenlere bakalım. Bilincinizi yenilemeyi neye göre yapıyorsunuz, ilkeleriniz nelerdir? O ilkelerinize giydirdiğiniz kıymet hükümleri nelerden oluşmaktadır? Makam mıdır, şöhret midir, servet midir, millet midir, ilim-bilim midir, teknoloji ve sanat mıdır veya içinde yaşadığın medeniyet/uygarlık mıdır? Yoksa, doğruluk-dürüstlük müdür, karakter ve ahlâk mıdır, samimi-ihlâslı ve hakiki dindarlık mıdır? Biliyorsunuz bütün bunların hepsi içinde yaşadığımız insanlığın kıymet hükümleri ve temel ilkeleridir. Sen bunların hangisinin içinde yerini alıyorsun veya ben özeleştiriyi bunların hangisiyle yapmam gerekiyor? Benim hayat anlayışım, inanışım bu ilkelerin hangisine dayanıyor veya üzerine oturuyor? Böyle bir bilimsel sabitesi olmayan veya istinat noktası bulunmayanın özeleştiri yapması, bilinç yenilemesi nasıl olur, ne ifade eder? Ben, öz eleştiri yapmıyorum ve yapmaya gerekte görmüyorum diyenlerle, ifade ettiğimiz şekilde yapanların aralarında pek fark yok. Ancak, bunların topunda çok önemli temel bir eksiklik var, dikkat ederseniz hiçbiri Allah odaklı, merkezde Allah’a bağlamlı değil. Çünkü, hiç terk edilmez, mutlak gerçek, her yerde ve hep var olan, sonsuz gücün ve iradenin sahibi ve hakimi Allah’sız özeleştiri Hakk’a dayanmaz. Dayanağı Allah olmayan bilinç yenilenmesi de, dünyaya dayanan dünyevileşmenin yenilenmesidir, şimdi yaşanan da budur.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Uluçay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Söke'nin en büyük sorunu nedir?