- 25 May 2022 - 09:13

Kapıkırı ve tarihi mekanlar gezildi

Kaymakam Güney ve katılımcılar köylü kadınların ince oya ve boncuk işlemleriyle ilgili hazırladığı ürünleri ilgiyle inceleyerek el emeği göz nuru takılardan satın aldı.

Meryem Yavaşoğlu
Meryem Yavaşoğlu Tüm Haberleri
+13
Büyütmek için resme tıklayın

YENİSÖKE- Haber Merkezi  

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen doğa yürüyüşünde Kapıkırı ve tarihi mekanlar gezilerek hoş vakitler geçirildi.

Söke Kaymakamlığı tarafından organize edilen doğa yürüyüşü Söke İzcilik ve Dağcılık Spor Kulübü’nün (SİZDAĞ) katılımıyla Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Kapıkırı’nda gerçekleştirildi. Yürüyüşte Söke Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Salih Devrim, İlçe Emniyet Müdürü Fatih Demiralp, İlçe Emniyet Müdürü Yardımcısı Rasim Demirelli, Gazeteniz YeniSöke İmtiyaz Sahibi Hasan Hüseyin Yavaşoğlu ve 27 kişilik topluluk yer aldı.

Söke’de 15-22 Nisan Turizm Haftasında düzenlenen ‘Heraklia Antik Kenti’ isimli konferansta konuşmacı olarak yer alan Hereklia Antik Kazısı Bilimsel Danışmanı Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Doçent Dr. Zeliha Gider Büyüközer, katılımcılara çevrenin tarihi değerleri, özellikleri, geçmişi ve yapılan kazılar hakkında bilgiler verdi. 

Katılımcılardan Nilgün Tunç, emeklik müracatı sevincini ikram ettiği tatlıyla paylaştı. Deniz kenarında eğlenceli anlar yaşanırken dönüşte mangal yakarak günü taçlandırdılar.

“12 TANE BAŞ TANRI VE TANRIÇALARI VAR”

Tapınak ve Antik dönem hakkında konuşan Doçent Dr. Zeliha Gider Büyüközer, “Antik dönemde inanışa göre her şeyin bir tanrısını yapmışlar. Doğa olaylarını anlamadıkları için hava tanrısı var gökyüzünün hakimi baş tanrı Zeus. Ondan üreyenler eşi Hera var. Bilgelik tanrıçası Atena’dır, çünkü Zeus’un başından doğmuştur. Savaş tanrısı Ares’tir. Onun için tapınaklar yapılmamış çünkü o kötülüğü getirir. Öbür dünya inancı da var. Onun için eşyaları ile gömülüyorlar. Nehiri geçerken dilinin altına para bırakılır, rüşvet verilir, kayıkçı onu öbür dünyaya geçirir. 12 tane baş tanrı ve tanrıçaları var. Burası da Atena’yı seçmiş. Antik dönemde sıradan bir insan Athena tapınağına giremiyor. Tapınağın içine sadece rahip ve rahibeler girebiliyor. Tanrıçanın heykeli tam merkezde yer alıyor ve dağa bakıyor. Dağa bakmasının nedeni de dağın kutsal kabul edilmesi.  O nedenle de tanrıça doğrudan Latmos’a doğru bakar.” ifadelerinde bulundu.

Kaymakam Güney ve katılımcılar köylü kadınların ince oya ve boncuk işlemleriyle ilgili hazırladığı ürünleri ilgiyle inceleyerek el emeği göz nuru takılardan satın aldı.

Eski Muğla düğünlerinin vazgeçilmezi Çamdan Gelin geleneği hakkında katılımcılara bilgiler veren Doçent Dr. Zeliha Gider Büyüközer, kına gecesi ve düğünlerde çam kesmeye gidilerek, kesilen çamın süslenip, eğlence yapıldığını ifade etti.

“DUYARLILIĞI HEPİMİZİ ÇOK MUTLU ETTİ”

Yürüyüş sonrası açıklamada bulunan SİZDAĞ Başkanı Rasim Yavuzyılmaz, “Bu hafta Söke Kaymakamlığı kutlama programında yer alan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı adına yapılan faaliyetimiz, saat 10.00’da Cumhuriyet Meydanından hareketle start aldı. Kapıkırı kazı merkezi bahçesinde (eski okul)  saat 11.30’da gelinerek gezimiz başladı.

Bu gezimize Söke Kaymakamımız, Emniyet Müdürümüz, Jandarma Komutanımız, Emniyet Müdür Yardımcısı, Arkeolog Doçent Dr. Zeliha Gider Büyüközer, Kapıkırı Muhtarı, Milas Milli Parklar Şefi ve 23 dağcımız katıldı. Gezimize Arkeolog Zeliha Gider Büyüközer rehberlik yaptı. Çevrenin tarihi değerleri, özellikleri, geçmişi ve yapılan kazılar hakkında ekibimizi bilgilendirdi. Kaymakamız Ümit Hüseyin Güney’in tarihi bilgileri, olaylara yaklaşımı, çözüm önerileri ve çevresel duyarlılığı hepimizi çok mutlu etti. Ayrıca bizimle bu faaliyetimize katılmaları ayrı mutluluk verdi. Emeği geçen herkese ve katılımcılara teşekkür ederim. Tahsis ettiği araçtan dolayı Söke Belediyesine de ayrıca teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

Kapıkırı’nın tarihçesi hakkında yapılan açıklamada, “Kapıkırı Antik Latmos körfezinde yer alan Heraklia’nın ilk adı Latmos idi ve adını deniz seviyesinden 1300 metre yüksekliğe ulaşan Latmos Dağı’ndan alıyordu. Efes-Milet ticaret yolu üzerinde olmayan ve Latmos körfezinde yer alan Heraklia, hiçbir zaman çok önemli bir şehir olmadı. Deniz ticaretini çok yakınında olan ünlü Milet şehrine kaptırdı. İyonya’da olmasına rağmen Heraklia, her zaman bir Karya şehrinin özelliklerini taşıdı ve tarihsel açıdan Karya şehirlerinin kaderini paylaştı. Kral Mausolos şehri kurnazlıkla aldı ve şehrin ismini değiştirdi. Ayni isimle anılan birçok Heraklia şehrinden ayrılması için Latmos Dağı altındaki Heraklia anlamına gelen “Heraklia ad Latmos” adını aldı. M.Ö. 287 yılında general Lizimahos tarafından fethedilen Heraklia’nın etrafına günümüzde bile bütün ihtişamı ile ayakta duran şehir duvarları inşa edildi. Göl seviyesinden yaklaşık 500 metre yüksekliğe kadar çıkan bu duvarlar 65 tane kule ile güçlendirilmiş olup yaklaşık 4 mil uzunluğundadırlar.

Heraklia komşusu Milet ve Priene şehirleri gibi Hippodamik stilde, yani birbirini dik kesen caddelerin meydana getirdiği satranç tahtası desenli bir plan üzerine kurulmuştur.

M.Ö. 1. yüzyıl sonunda Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla denizle olan bağlantısını ve bunun sonucunda deniz ticaretini tamamen kaybeden Heraklia’nın yıldızı yavaş yavaş sönmeye başladı.

Şehirdeki zikredilmesi gereken ikinci önemli yapı ise, deniz kenarında bir burun üzerinde yer alan, Helenistik döneme tarihleşen Athena tapınağı idi.

Oldukça sönük geçen Roma dönemi arkasından Herakliya’nın yıldızı Bizans döneminde yeniden parladı. M.S. 7. yüzyılda Arabistan Yarımadası’ndan gelen birçok kesiş, din adamı Latmos dağlarında yaşamaya başladılar. Bazılarının büyük bir üne kavuştuğu bu din adamları bölgeye birçok insanın gelmesine neden oldular. Anadolu’nun en büyük manastır merkezlerinden biri olan Latmos körfezinde bu dönem 400 yıl sürdü. Türklerin Anadolu’ya gelmesi ile duraklayan manastır hayatı, Haçlıların Selçukluları yenmesi ile tekrar alevlendi.

Efsaneye göre, bu bölgeye gelen keşişler mağaraların birinin içinde ünlü Endymion’un mezarını keşfettiler ve mezarı bir Hıristiyan kutsal mekanı haline getirdiler.

Ayrıca Kapıkırı köyünün yapısı göz önüne alındığında şehir surlarını takip ederek devam ettiğinizde kemeri geçtikten sonra kaya mezarlıkları ile karşılaşacağınızı söyleyebiliriz. Göle doğru basamaklar halinde inen bir merdiven bulunmaktadır. Bu merdivenden inerken etrafınızda kayalardan oyulma sandık şeklinde mezar yapıları göreceksiniz bazı mezarlarda kapaklarda bulunmaktadır. Birbiriyle farklılık göstermekte olup çocuklara ait olduğu düşünülen küçük bir mezarlar görebilmeniz de mümkündür.” ifadeleri yer aldı.  Foto : Reşat Avcı, Rasim Yavuzyılmaz

25 May 2022 - 09:13 Muğla/ Milas- Yaşam

Muhabir  Meryem Yavaşoğlu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak YeniSöke Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan YeniSöke Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler YeniSöke Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı YeniSöke Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.