Dekan Prof. Dr. Turan Akkoyun Tevfik İleri’yi değerlendirdi

YENİSÖKE-    Haber Merkezi   

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi ile Aydın İl Millî Eğitim Müdürlüğü’nün işbirliğinde düzenlenen Vefatının 59. Yılında Değerin Davranışa Dönüştüğü İnsan Ahmet Tevfik İleri başlıklı anma toplantısı gerçekleştirildi. 

Prodüktör, Yönetmen, Televizyon Programcısı, Araştırmacı ve Yazar Sadık Yalsızuçanlar, Millî Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, ÖNDER Başkanı Kamber Çal toplantıya online bağlandılar. Youtube üzerinden canlı yayınlanan programın Aydın İli Nazilli, Söke, Didim, İncirliova, Çine ilçeleri yanında Kütahya, Sivas, Bursa, Muğla, Manisa, Antalya, Kayseri, Giresun vb. illerden hatta Özbekistan, Azerbaycan ve Balkanlardan takipçileri olduğu görüldü. 

Etkinliğin Moderatörü Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Söke İşletme Fakültesi Dekanı ve Adnan Menderes Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Turan Akkoyun Ankarada yayınlanmakta olan Yerli Düşünce Dergisi’nde “İleri Türk Milleti İdeali” başlıklı bir makale kaleme aldı. Makalede şu hususlar dile getirildi:

Pek çok vasfı üzerinde taşımış, muazzam çalışkan, üretken, bilgili ve donanımlı bir insan olarak üstlendiği görevlerde başarılı bir performans gösteren Tevfik İleri’yi Türk milleti nezdinde esas unutulmaz kılan eğitim ve öğretim hayatına katkıları ele alındı.

Vefatından altmış yıl geçmesine rağmen Tevfik İleri’nin unutulan değil, daha çok hatırlanan biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Turan Akkoyun “Bilimsel araştırmalarda ele alınması gereken tarihî ve siyasi bir şahsiyet durumundadır. Yakın gelecekte hakkında araştırmalar gerçekleştirilmesi, kültürel eserler vücuda getirilmesi kuvvetle muhtemel görünmektedir. Akademik disiplinimiz gereği hayatı ve mücadelesine dair belgesel, öykülü ve dram sinema eserleri hazırlanmasının önemine işaret ediyoruz.

Üç kıtaya kök salan Türk devletinin paramparça edildiği II. Meşrutiyet döneminin üçüncü yılında Rize Hemşin’de Hafız Celal Efendi ile Fatma Hanım’ın oğlu olarak dünyaya gelmiş, ilk ve orta tahsilinin İstanbul’da dedesinin yanında tamamlamış, Türklüğün ölüm-kalım mücadelesinde çocukluk-gençlik senelerini yaşamış, Türk milletinin çıkışını şahsında toplayarak yürümüştür.

Bugünün İstanbul Teknik Üniversitesi olan Yüksek Mühendis Mektebi’ni Cumhuriyet’in onuncu yılında tamamlayan; öğrenciliğinin son yılında Milli Türk Talebe Birliği Başkanlığı yapan; Türkçülük hareketlerinde yer alan düşüncelerini eyleme aktarıp büyük bir icra fiiline dönüştürerek, ülkenin imarı, ulaşımına yansıtabilen, vazife kendine düştüğünde ifadelerini topluma ait eserlere dönüştürebilen vatan evladını meslek hayatında Erzurum, Çanakkale, Samsun’da görüyoruz.

“Beyaz İhtilal” olarak tanımlanan 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti’den Samsun Milletvekili seçildi. On yıllık süreçte Ulaştırma Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Meclis Reis Vekilliği, Bayındırlık Bakanlığı, Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı gibi her biri tek başına farkındalık ortaya koyan görevler üstlendi. İstanbul Boğazı’nda ilk köprü tasarım ve ihalesini hatırlamak bile hayranlık uyandırmaktadır.

Tevfik İleri hakkında bir değerlendirme yaparken yarım asırlık ömrünün beşte birini teşkil eden Demokrat Parti iktidarı döneminde birbirine karışan, karıştırılan fikirler arasında milliyetçi-geleneksel-muhafazakar kulvarın eserler vücuda getirilmesinde etkili olan siyasi bir aktördür.

Kent ile kırsal kesimin arasındaki mesafenin kaldırılması, erişimin daha da kolaylaştırılması, fırsat eşitliğindeki engellerin aşılması yolunda yürütme mevkiinde sınırları zorlamış, efsaneleşmiş, Kaf dağının ardında her an büyümüş günü geldiğinde demir dağları eriten korun hakiki bir parçası olmuştur.

Demokrasinin kesintiye uğraması aşamasına gelindiğinde “Arap memleketlerinde olan bir şey bizde de oldu” evinde sarf ettiği son sözler arasında yer aldı. Türkiye Cumhuriyeti, kültürel açıdan dayandığı Türk Dünyasına ve İslam Alemine sürekli örnek teşkil ettiği gibi, demokrasi hususunda da aynı durumdaydı.

“Vatan Cephesi kurmak, muhalefeti kısıtlayarak diktatörlük tesis etmek, meclisi çalıştırmamak, Anayasa’yı ihlal etmek” ithamlarıyla suçlanıp müebbet hapse mahkum edildi. Mahkumiyeti esnasında hastalanıp Kayseri’den sevk edildiği Ankara’daki hastanede 31 Aralık 1961 tarihinde vefat etti.

Notların en ilginci şüphesiz Anayasa’yı ihlal ettiği iddialarının sahibi darbeciler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1924 yılında hazırlamış olduğu 1924 Teşkilat-ı Esasiye’yi çiğneyip-geçmekte herhangi bir tereddüt göstermediler.

Köy Enstitülerini kapatma hususundaki eleştirilerin yersizliği tarihen sabittir. 1946 Seçimleri sonrasında Hasan Ali Yücel’in yerine Reşat Şemseddin Sirer getirilmiş, Enstitünün kurucusu İsmail Hakkı Tonguç ve arkadaşları görevden alınmış, 1947 yılında da Sarıoğlan Yüksek Köy Enstitüsü kapatılmıştı. Eğitmenlere, köylere verilen araziler geri alınmıştı. 1948 yılına gelindiğinde enstitülerin iş eğitimi ilkeleri büyük ölçüde budanmıştı. Bu durumu sonlandıran İmam-Hatipleri yaygınlaştıran, yatılı okullar açan, cesaretle eğitim hamleleri atan Tevfik İleri oldu. O, sinema, tiyatroya önem veren, okumayı seven, gelirinin bir kısmını düzenli olarak kitaba ayıran, bilhassa şiir kitaplarını özenle toplayan, ikna kabiliyeti oldukça yüksek, bayrağımızı sahiplenen gerçek bir vatanseverdi.

Daha yüksek tahsil hayatında farkındalığını ortaya koymuş, devletin zirvesi kadrosundayken de farkındalığını sürdürerek Erzurum’da Atatürk Üniversitesi, Ankara’da ODTÜ, İstanbul’da da Yüksek İslam Enstitüsü gibi müesseselerin açılışını gerçekleştirerek akademik kazanım sağlamaya devam etmiştir” dedi”

- YeniSöke Gazetesi, Eğitim bölümünde yayınlandı
https://yenisokegazetesi.com/haber/7017089/dekan-prof-dr-turan-akkoyun-tevfik-ileriyi-degerlendirdi