TEKE BIÇAĞI Namıdiğer Yatağan

Yaşar Çağbayır
Yaşar Çağbayır

Dün’den devam

-Sizin de kutlu olsun Bey’im. Kendine yurt tutacak, obalarını yerleştirecek toprakları temizledin... Ne mutlu sana...

-İltifat ediyorsunuz, Sultan’ım. Ya sizler neler yaptınız? Kaçak, bozguncu itleri yakalayabildiniz mi? Hele şu orman düşmanı yangıncılardan ne haber?

-Bey’im, ben Çal Dağı’na, Semerkandi de Elma Dağı’na yöneldik. Bozgunculara elebaşılık eden Hisar’ın komutanı ile sergerdelerini ve keşişleri yakaladık. Yangın çıkaranlardan dördü başka yere kaçmışlar, biz ancak dördünü ele geçirebildik. Başkaları da var ama onlar herhangi bir silahlı karşı koyma veya zararımıza olan bir suç işlemedikleri için serbest bıraktık. Nere gittiklerini bilmem. Manastır tamamen boştur. Silahlı kişilerle dört keşiş tutuklu olarak getirilmişlerdir. Yerleşme tamamlandıktan sonra çavuşlar teslim edecekler.

-Bu vadiyi yakanlara ne ceza vereceğimi veya ne yapacağımı bilebilmiş değilim. Yanmış ormanları, içlerindeki hayvanları ve Karaca Ay Gaziler Ocağını düşündükçe deliresim geliyor.

-Hele bir dinlenelim. Şu Khonas dağının gündoğu ucu ve Kara Dağ ardına kadar olan yani Khonas-Kaysariya yolunu tam kontrol altına alalım hele onu da düşünürüz.

- Kara Dağ, yeterli olmaz. Güvenliğimiz açık kalır. Çal Dağının öbür yanı Elma Dağı ve çevresini Semerkadi Baba tutacak. Bu yanda biz Çal Dağı’dan itibaren Tepelice, Yeldeğirmeni, Kırtaş ve Gayikli’den Kösten sırtları ile Khonas Dağı gündoğu ve batı uçlarından itibaren Can Dağı, Kızık Beli ve Kızıl Hisar dağına kadar tamamen temizleyip obalarımıza ve ardından gelecek Türkmenlere hazır tutmak zorundayız. Bu saydıklarımıza Pazar Han düzlüğü de dâhil. Böylece beş yüz ile bin arasında Türkmen obasını daha yerleştirmekle beraber güvenliklerini de sağlamış olacağız. Şu anda bizim korumamızda yetmiş oba var. Bu obaları şimdilik Kızıl Hisar yazısı ile Ayaz Señiri’nden Kaysariya’nın Çamlık çizgisindeki dağ eteklerine ve Pazar Han civarına yerleştirmeyi düşünüyorum. Yeni gelenleri Karaca Ay Gaziler Ocağı vadisine ve Sazak’tan daha aşağılara...

-Asıl iş bundan sonra başlıyor desene Bey’im...

-Evet. Türkmen’i getirip de burada kendi başına bırakıp dönemeyiz. Bunu bizden önce denemişler. O zaman öyle yapılmasaydı şimdi bizlere bu iş düşmeyecek, başka işlerle uğraşıyor olacaktık.

-Bize nasip oldu, diyelim mi?

-Allah’ın dediği olur. Bize düşen sadece gayret ve akıllı hareket...

Bu konuşmalar sürerken sakçı, çavuşun huzura girmek için izin beklediğini söyledi. Yatağan Baba, eliyle izin verildiğini ifade etti. Çavuş, içeri girdi diz vurup selam verdi.

-Beylerim, Hüsameddin Bey’in gönderdiği adamlar gelmiş, bir bölük alp eşliğinde... Alpbaşı, Hüsameddin Bey’imizin iletisini sunmak diler.

-Buyursunlar, bekletmeyiniz.

Hüsameddin Bey’in alpbaşı girerek diz vurup selam verdi.

-Beylerim, Hüsameddin Bey’in emri ile Karaca Ay Gaziler Ocağı vadisini ateşe verip kaçarken Kaklık düzünde ele geçirdiğimiz German şövalyeleri tarafımızdan salimen getirilmiş bulunmaktadır. Beyimiz, fethine devam etmektedir. Elindeki bütün güçleri bu işe seferber etmeyi planladığından bizleri de bu tutsakların bekçiliğinden alarak sefere dahil edecek. Bu yüzden sizlerden özür dileyerek gönderdi. Fethinizin başarılı olmasından dolayı mutluluğunu dile getiriyor ve gazanızın mübarek ve muteber olmasını dilemektedir.

Devam edecek...

- YeniSöke Gazetesi, Yaşar Çağbayır tarafından kaleme alındı
https://yenisokegazetesi.com/makale/9189951/yasar-cagbayir/teke-bicagi-namidiger-yatagan