Haftanın Yorumu : Bahar ve Ramazan Bereketi

Mustafa Uluçay
Mustafa Uluçay

İki senedir Korona virüs illetiyle boğuştuk, tam alt edemedik ama Allah’ın izniyle hakkından gelmek üzereyiz. Bu Ramazanda inşallah tehlike olmaktan çıkacaktır. Ama dünyada sıkıntı sadece Korona’dan ibaret değil ki hayat devam ettiği müddetçe başka bir takım sıkıntılar olacaktır. Bu dünya imtihan dünyası, tekdüze bir hayat yok, devamlı bir hareket var. İnsanın dünyaya ayak basmasıyla mücadele de başlıyor. Öyle ki, insani özelliklerimizin yaşama müdahil olması, çeşitli badirelerle sınavdan geçmesi demektir. Arzu, heves, merak ve tutkuların olaylarla buluşması süreklilik arz etmiyor mu? İnsan ömrünün çeşitli evrelerindeki farklılıklar, sınavın varyantlarını göstermiyor mu? Meselâ, bunları detaylandırdığımız da şimdi içinde bulunduğumuz Ramazan ayındaki Oruç ibadeti, imtihan sırrına önemli bir işarettir. Ben de Müslüman’ım diyenlerin hepsi oruç tutuyor mu? Birçoğu mesnetsiz bahaneler üretiyor ve onların arkasına sığınmaya çalışıyor. Bazıları da var oruç tutmaya mani ciddi bir rahatsızlığı olduğu halde orucunu bırakmıyor. Bu ikisinin arasında sorunsuz orucunu tutanlar da var ve sınav farklı boyutlarda devam ediyor. İnsanın yaşam maratonunda her yıl hiç aksamadan bir bahar mevsimi gelir-gider. Tabiatta birçok çeşitli yenilikler otaya çıkar, insana, haz, huzur, neşe, sevinç ve mutluluk verir. İnsan bunların münasebetiyle bir sınavdan geçirilir. Bu süreç zarfında insanın duyguları, düşünceleri ve akli melekeleri faal bir haldedir. İdraki körelmemiş olanlar elbette bunlarla ilgili bir muhasebe yaparlar. Yani bu ortamda insan, baharın o doğal maddi bereketiyle, Ramazan’ın mana yüklü uhrevi bereketinden hissedar olmaya çalışacaktır.

ESKİ BAHARLAR VE ESKİ RAMAZANLAR ÖZLEMİ

Şu dünyada Allah yokmuş gibi yaşamak, öyle bir dünyam olmadığı için nasıldır bilmiyorum. Gerçekten böyle yaşayanlar da var mı onu da bilmiyorum. Ama yaşamaya çalışanları az-çok biliyorum, yazdıkları kitaplarını okudum, sezinlediğim kadarıyla Allah’ı inkârın mümkün olmadığını gördüm ve bu konuda bir ikilem içerisinde olduklarına şahit oldum. Çünkü, Allah’ı inkâr, kâinatı inkâr kadar zor olduğuna kâniyim. Neyse, konumuz bu değil, eski baharları ve eski ramazanları özlemek, eski-eskide kalmış özlemenin ne manası var, insana bir şey kazandırmıyor. O geçmiş ve geçmişte kalmış. Eğer, o günün şartlarında onları değerlendiysen ne mutlu sana. Yoksa aşkı ezberden okumuş olursun, o kadar. Önemli olan o ânı, içinde olduğun zamanın kıymetini bilip değerlendirmektir. Bu yıl bahar bize göre biraz geç geldi. Ama bu işin yöneticisi Allah böyle münasip görmüş, âmenna; bu işe bir etkimiz ve dahilimiz söz konusu bile olamayacağına göre ikram edene şükredeceğiz, güzelliğinden yararlanmaya çalışacağız. Bahar, Allah’ın çok büyük, anlamlı ve düşündürücü bir nimetidir. Ramazanın da baharda gelmesiyle, dini duygusallığın arttığı, sosyal ilişkilerin sıklaşıp samimiyet kazandığı ve bu vesilelerle bereketin insanlar arasında yaygınlaştığı güzel bir ortam oluşuyor. Bu ortamda karşılıklı yardımlaşma ve dayanışmaların biraz daha gösterişten uzaklaştığı kanaatindeyim. Bu yılda ve şu günler de fakir-fukara gerçekten sıkıntılıdır ve ekonomik darlık çekmektedir. Almış başını giden pahalılığı durdurmak pek kolay olmuyor. Devlet erkânı bile yaptığı çalışmalarla istenilen sonuca ulaşamıyor. Ama sürdürdüğü mücadeleyi destekliyor, başarıya ulaşacağına inanıyor ve güveniyoruz. İnşallah rahatlayacağımız günler yakındır ve bunu yetkililerden bekliyoruz.

SÖKE’DE BAZI HABERLERDEN ÖZET BİLGİLER

Petrol fiyatlarındaki iniş-çıkışlar nedeni bilinmeyen dengesizlikler ve motorinde görülen artışlar vatandaşı sıkıntıya sokuyor. Haklı olarak Söke Ziraat Odası Başkanı serzenişte bulunuyor. Aslında her üründe bu pahalılık vatandaşın ortak derdidir. Bu arada sevindirici bir haber, Söke- İzmir tren seferlerinin başlaması, vatandaşa bir rahatlık getirecektir. Bu yıl Söke Belediyesi iftar çadırı kurmayacakmış. Kaymakamımız Sayın Ümit Hüseyin Güney Söke’deki yazarlarla bir araya gelmişler, haberimiz olmadı! Söke’de su kesintileri ve ASKİ’nin değiştirdiği su borularının yerlerini düzeltip eski haline getirmediği sıkıntı yaratmaya devam ediyor. Söke’de bin 442 büyükbaş hayvan kesim olgunluğuna erişecekmiş. Fiyatlara etki eder mi? Bir kg. et 130 TL. fakir-fukara alıp yiyebilir mi? Önümüzde Kurban Bayramı da geliyor! Allah yardımcımız olsun. Söke’de şehiriçi ulaşıma % 35 zam yapılmış, dolayısıyla normal ücret 5 TL. 50 kuruş olmuş. Bu da pek hoş olmayan bir ayarlamadır. Olumlu bir gelişme sağlayacağını sanmıyorum. Söke 27. Tarım Fuarı ile ilgili açıklamalarda bulunan Sayın Burak Semerci, fuarın beklentileri karşıladığını söylemiş ve 60 firmadan sadece 4’ü satış yapamadı demiş. Önümüzdeki yıl için de daha geniş ve daha çok katılımcının yer alacağı bir alanda yapacaklarını ifade etmiş. Kendilerine başarılar diliyor ve Söke çileğinin Kazaklar tarafından beğenilmesi, Sökeli olarak bizi de sevindirdiler. Söke’de sevinemediğimiz şeylerde var, meselâ Söke Çayı’na günlerce deşarj edilen pis suların akması. 7 Nisan Perşembe günü gazeteniz YeniSöke’de manşetten geçen habere göre “Söke Çayı için gerekli yazılar yazıldı” ifadesi DSİ tarafından bildirilmiş. Umarız Nasrattin Hoca fıkrasına dönmez. Bir an önce gereken yapılır. Neyse, bir güzel haberle, başkalarına da örnek olması açısından haftanın yorumunu noktalayalım. Söke Lokantacılar Odası Başkanı Sayın Şeref Başar, oda üyelerine devlete ait şeker fabrikalarından ucuz fiyata şeker temini konusunda anlaşmaya vardıklarını söylemiş. Ne güzel yapmış. İçinde bulunduğumuz Ramazan ve 20 gün sonra gelecek olan Bayram dolayısıyla Sayın Başar’a teşekkür ediyoruz ve taktirle çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar diliyoruz. Ayrıca, okurlarımızın ve bütün müminlerin Ramazanını tebrik ediyor, feyzinden ve bereketinden istifade etmemizi Yüce Allah’tan diliyorum.

- YeniSöke Gazetesi, Mustafa Uluçay tarafından kaleme alındı
https://yenisokegazetesi.com/makale/9899709/mustafa-ulucay/haftanin-yorumu-bahar-ve-ramazan-bereketi